Maddencilik Özel İhtisas Komisyonu Metal
Madenler
Alt Komisyonu: Bakır Cevheri ve Pirit çalışma
Grubu raporu. Ankara: DPT, Eylül 1996.
113 s. tab. (DPT.2459 - öıK.511)
ISBN: 975-19-1465-5
| ÖZET
GİRİŞ 2. DÜNYADA MEVCUT DURUM 3. TÜRKİYE'DE DURUM 4. MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ 5. YEDİNCİ PLAN DÖNEMİNDE BEKLENEN GELİŞMELER 6. POLİTİKA ÖNERİLERİ |
Bakır
Bakırın insanlık tarihinde kullanılması çok eski çağlardan başlar. ınsanlar bakırı günlük yaşamlarında süs eşyası, silah ve el sanatlarında kullanmış olup uygarlık ilerledikçe bakıra olan ihtiyaç daha da artmıştır. Günümüzde tüketimi 11 milyon tonun üzerine çıkan bakır en çok kullanılan ikinci metal durumuna gelmiştir.
Bakıra olan devamlı talep artışı endüstrileşmedeki gelişmelerle orantılıdır. Bakırın endüstrileşme ve makinalaşmadaki yeri artık tartışmasız kabul edilmiş olup, geçen 10 yılda Tayland'ın ihtiyacı dört kat ve Güney Kore'nin üç kat artmış, çin'deki talep patlama noktasına gelmiş durumdadır. Gelecekte de Güney Amerika ve Doğu Avrupa ülkelerinin bakıra olan taleplerinde önemli artışlar olacağı tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına yıllık bakır tüketimi 10 kg'dır. Bu rakam az gelişmiş ülkelerde 1-2 kg arasında değişmektedir.
Yüksek elektrik ve ısı iletkenliği özellikleri bakırı, elektrik santralleri ve iletken malzemenin vazgeçilmez girdisi haline getirmektedir. Soğuk hava makina ve teçhizatında, paslanmaz özelliğinden ötürü nakliye vasıtalarında ve dış kaplamalarda bakırın büyük kullanım alanları bulunmaktadır. Bunlara ilaveten bakırın kaynak işlerinde, metalurjide ve bronz üretiminde önemli yeri olup, daha bir çok kullanım alanlarını saymak mümkündür.
En geniş kullanım alanı, sırasıyla elektrik üretim ve iletimi ile ilgili tesislerde, inşaatta, ulaşım makina ve teçhizatındadır. Bundan 10 yıl önce bakıra olan ihtiyaç hiç de bu kadar önemli görülmemekte ve bakırın yerine kullanılabilecek bir çok ikame maddesi ileri sürülmekteydi. Alüminyum, plastik, fiber-optik gibi malzemeler bakır yerine kullanılmış, ancak bakıra duyulan ihtiyaç ve talepte hiçbir azalma olmamış bilakis devamlı artma görülmüştür.
Sonuçta, ekonomik gelişmelere bağlı olarak hayat standardının sürekli yükseldiği günümüz dünyasında bakıra olan talebin devamlı olarak artacağı, bazı kullanım alanlarında ikame malzemesi bulunsa bile bakırın güncelliğini daima muhafaza edeceği gerçeği anlaşılmış bulunmaktadır.
Dünya'da bilinen bakır rezervlerinin, 60 yıl kadar bakır talebini karşılayacak durumda olduğu (Ray, 1984) görülmekle beraber, büyük madencilik firmalarının arama programlarında bakır en başta gelen madendir. Bu bakımdan günümüzde en fazla aranan maden bakır olup, bakır yatağı bulma olasılığı yüksek olan şili, Peru, Meksika ve Uzak Doğu ülkeleri gibi ülkelerde büyük miktarda arama yatırımları yoğunlaşmıştır.
Dünyada bakıra olan talep devamlı artarken Türkiye'de bilinen bakır rezervleri yıllık ihtiyacımız olan bakırın sadece % 50'sini karşılayacak oranda tüketildiği takdirde 2000'li yıllara kadar yeterlidir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına tüketilen bakır miktarı 10 kg civarında seyrederken, bu değer Türkiye'de 1,8 kg dır. Bu nedenle Türkiye'de bakır aramalarına fazlasıyla yer verilmesi doğal olup, diğer ülkelerde olduğu gibi dış kaynak finansmanına ve tecrübeli teknik personel ile maden arama makina ve teçhizatına büyük miktarda ihtiyaç bulunmaktadır.
Jeolojik yapısı Türkiye'nin aynı veya benzeri olan ülkelerde büyük miktarlarda bakır rezervleri tespit edildiği halde, ülkemizde halen çok küçük ölçüdeki rezervlerle yetinmekteyiz.
Türkiye'de büyük bakır yataklarının bulunması olasılığı çok yüksektir. Ancak bu amaçla arama yapmak isteyen madencilik kuruluşlarına kolaylıkların gösterilmesi gereklidir.
Dünya görünür bakır rezervleri, metal içeriği olarak 321 milyon ton civarındadır. Bu rezervin % 22'sine sanayileşmiş ülkeler, % 18'ine BDT ve Doğu Avrupa ülkeleri, % 2'sine OECD ve % 58'ine gelişmekte olan ülkeler sahip bulunmaktadır. Türkiye'nin dünya bakır rezervindeki payı ise % 0,3'tür.
Dünya'da 1992 yılında bakır cevherlerinden 11.264.000 ton rafine bakır üretilmiştir. üretimin % 80'i Batı Dünyasında, ve % 20'si de eski Doğu Bloku'nda gerçekleştirilmiştir. Dünya bakır üretimin % 83'ü birincil kaynaklardan (bakır cevherlerinden) ve % 17'si ise ikincil kaynaklardan (hurda, toz ve artık malzemelerden) sağlanmıştır. Birincil kaynakdaki değer, mevcut bakır rezervlerinin her yıl % 3 oranında tüketilmekte olduğunu göstermektedir. Türkiye'de ise, 1992 yılında işletilebilir bakır rezervinin % 7,7'si tüketilmiştir. Buradan ülkemiz bakır rezervlerinin, dünya ortalamasından daha büyük bir hızla azalmakta olduğu dikkate alınırsa 2000 yılına kadar ihtiyacın ancak % 25'ini karşılayacak oranda rezervin bulunduğu ve bu bakımdan etkin bakır arama programlarının başlatılmasının gereği ortaya çıkmaktadır.
Aramalar yapılırken, yatakların uluslararası standartlarda sınıflandırılmasına imkan sağlayacak modern teknolojilerin uygulanması gereklidir.
Dünyada bakır üretimi, sülfürlü ve oksitli bakır cevherlerinin madencilik yöntemleri ile çıkarılması, zenginleştirilmesi ve değerlendirilmesi ile yapılmaktadır. Sülfürlü bakır cevherleri genellikle flotasyon yöntemi ile zenginleştirilerek izabe işlemlerine tabi tutulmak suretiyle blister bakır üretilmektedir. Oksitli bakır cevherleri ise genellikle hidrometalurjik ve bakteriyal yöntemlerle değerlendirilmektedir.
Bakır cevheri ve konsantresi fiyatlarının tesbitinde, bakır satış fiyatları baz alınmaktadır. Bakır fiyatları Londra Metal Borsasında (LME) ve New York Metal Borsası'nda (COMEX) günlük olarak belirlenmektedir.
Dünya bakır fiyatları incelendiğinde, cari değer olarak fiyatlar artmış olmakla beraber, reel bakır fiyatlarının düşüş eğilimi gösterdiği görülmektedir. 1993 yılında bakır fiyatlarında önemli düşüşler görülmüş olup, fiyatlarda 1994 yılında kısmi bir yükselme beklenmektedir.
Bakır sektöründe, maliyetleri düşürmek ve daha ekonomik bakır üretmek için acil önlemler alınması gereği ortadadır. Bu nedenle Türkiye, bakır sektöründe yüksek olan üretim maliyetlerini düşürecek ve uluslararası piyasalarda rekabet edebilecek önlemleri almak zorundadır.
Dünya bakır cevheri ve konsantresi ticaretinde, değişik ülkeler 1992 yılında yaklaşık 2067,3 bin ton bakıra eşdeğer bakır cevheri ve konsantresi ihraç etmişlerdir. şili 637 bin ton bakıra eşdeğer bakır cevheri veya konsantresi ile en fazla ihracatı yapan ülke olup, bu ülkeyi Kanada, ABD ve Endonezya izlemektedir. En büyük ithalatı ise 861,3 bin ton bakıra eşdeğer bakır cevheri veya konsantresi ile Japonya yapmıştır. Japonya'yı, Batı Almanya ve ıspanya izlemektedir.
Doğu-Batı ticaretinde durum şöyledir; Batı Dünyası 1992 yılında 60,5 bin ton bakıra eşdeğer bakır cevheri ve konsantresi ihraç etmiş, buna karşın Doğu ülkelerinden 3,4 bin ton bakıra eşdeğer bakır konsantresi ithal etmiştir.
Türkiye ve komşularının bu pazarda önemli yerlerinin olmadığı görülmektedir. Ancak Türkiye, zaman zaman bakır konsantresi ithal etmiştir.
Türkiye bakır madenciliğinde kamu sektörü etkindir. Bu sektörde faaliyet gösteren iki önemli kuruluş ETıBANK ve KBı (Karadeniz Bakır ışletmeleri A.ş.) dir. Bu kuruluşların bakır sektöründeki uğraşı alanları cevher arama, cevher istihsali, cevher zenginleştirme ve izabedir. ızabede üretilen blister bakır, piyasanın ihtiyacının bir kısmını karşılamak için rafine edilmek üzere özel sektör kuruluşlarına pazarlanmaktadır.
Türkiye, ihtiyacı olan bakırı üretmek için yeterli bakır cevherini çıkarma ve zenginleştirme olanağına henüz sahip değildir. Mevcut bakır yataklarının işletilmeye hazır rezervi, maden işletmeleri ve zenginleştirme tesislerimizi etkileyen sorunlar ve yetersizlikler nedeni ile izabe tesislerimizin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Bu nedenle KBı bakır konsantresi ithal etmektedir. 1996 yılından itibaren çayeli işletmesi üretim hedeflerine ulaştığında izabe kapasitesine denk konsantre üretimi gerçekleştirilmiş olacaktır.
Sonuç olarak, Türkiye bakır sektöründe;
1. Arama faaliyetlerine öncelik vererek, ekonomik yeni cevher yataklarının bulunup rezervlerin geliştirilmesine,
2. Mevcut bakır yataklarında cevher üretim ve zenginleştirme faaliyetlerini modernleştirerek ve iyileştirerek, daha kârlı işletmecilik imkanlarının sağlanmasına,
Pirit
Pirit cevheri ve konsantreleri, genellikle sülfürik asit üretiminde hammadde olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de pirit, genellikle bakır cevherlerinin flotasyonu sırasında yan ürün olarak elde edilmekte ve gübre fabrikaları tarafından sülfürik asit üretiminde kullanılmaktadır.
Dünya pirit rezervi, üretim, ticaret ve fiyat oluşumları ile ilgili detaylı bilgiler sağlanamamış olmakla birlikte, en büyük pirit cevheri veya konsantresi üreticisi ülkeler arasında ıspanya, ıtalya, Norveç, Finlandiya ve Birleşik Devletler Topluluğu yer almaktadır.
Türkiye geçmiş yıllarda pirit konsantresi açığını ithal yoluyla karşılamıştır. önümüzdeki 1995-1999 plan dönemindeyse, bugünkü maliyet ve ürün kalitesi standartlarına göre pirit ithalatına ihtiyaç duyulmayacaktır.
Cevher yapısına bağlı olarak yurt içinde üretilen pirit konsantresinin ince taneli olması, pazarlanması imkanlarını sınırlamaktadır. Tüketici firmaların ince piriti kullanabilmeleri için yakma ünitelerinde değişiklik yapmaları gerekmektedir.
Dosyaların listesi
o511-oku.doc (Bibliyografik künye, Kapak, İçindekiler, özet, Dosyaların listesi, Yayının elektronik nüshasının temin edildiği kişi)
o511-1.zip
(doc dosyası, 1-2. Bölüm, sayfa 1-63)
o511-2.zip
(doc dosyası, 3-6. Bölüm, sayfa 64-113 )