Böylesine önemli “stratejik hayati
öneme haiz” bir malın üzerinde çok büyük mücadeleler
olmuştur. Sonuçta da, üretici
olan ve siyasi istikrar bulmamış, devlet şuurunun ve teşkilatının
oturmamış olması, petrolün kendi
sanayileri için vazgeçilmez bir girdi olduğunu bilen ülkeler
için, üretici ülkelere mücadele
sahası olmuştur. Bu mücadelenin özellikle, petrol rezervlerinin
en fazla olduğu bölgelerde yoğunlaştığı
görülmektedir. Petrol üreticisi ülkeler, bugün
sanayileşmiş ülkelere kaynak vererek
onların kalkınmalarını kolaylaştırmıştır. Kaynak akışı
önce petrolün ucuzluğu şeklinde
iken, şimdi değişik boyutlar kazanarak teknolojik üstünlük
şekline dönüşmüştür. Petrol üreticisi
ülkeler de zamanla ellerindeki petrolün önemini
kavrayarak, bir araya gelip OPEC’I
kurmuşlardır. OPEC’in kuruluşundan sonra dünya
1973-74’te ve 1979-80’de iki büyük
petrol şok’una girmiştir. Dünyadaki iktisadi durgunlukta
petrolün etkileri inkar edilemez.
Ayrıca petrol zamanımızda siyasi bir silah olmuştur.
Bu çalışmada, öncelikle dünyadaki
mevut enerji üretim ve tüketimi incelenmiş, enerji
kaynakları değerlendirilmiştir.
Daha sonra petrolün dünya enerjisindeki yeri incelenmiştir.
OPEC’in kuruluşu ve etkileri,
konuya açıklık getirmek amacıyla ele alınmıştır. Üçüncü bölümde
petrolün dünya ekonomileri için
önemi ve etkileri incelenmiş, son bölümde ise, ülkemizin
enerji urumu değerlendirilip,
ham petrol için uzun vadeli politikanın ne olması gerektiği tesit
edilmeye çalışılmıştır.